“Asırları kucaklayan bir çay içimlik zamanda, bir Erzurum Dadaş Kahvehanesindeyim Ankara’nın en eski sokağında.”
Yılların çizgilerle imzaladığı bir yüzde, tebessümle karşılıyor tarih beni. Küçücük hasır bir iskemlede, bir bardak dağ çayından yudumluyorum tarihi. Bir yudum tarihte buluyorum kendimi birden. Kendimi bir yudum tarihte buluyorum bazen. Bir ahşap kapıda, biraz nane kokusunda, hafif bir rüzgârda, bir yol kenarında, bir yolun başında, bir dadaş kahvesinde buluyorum kendimi. Bir dadaş kahvesinde kendimi buluyorum; kendimi kendimde bulamıyorum. Ben bana sığmıyorum bazen. Bir küçücük dost sohbetine, biraz nane kokusuna sığıyorum da, içime sığamıyorum bazen. Ne acı! Kendime sığamıyorum diye, içine sığabileceğim bir kendim yapmaya çalışıyorum kendime. İçine sığabildiğim herşeyi katıyorum kendime. Ne hoş!
Küçücük hasır bir iskemlede, bir bardak dağ çayından yudumluyorum kendimi. Zaman akmamış sanki. Zamanda kendimi arıyorum. Zamanda herşeyi buluyorum, kendimi bulamıyorum. Kendimi o dadaş kahvesinde buluyorum. Zaman akmamış sanki. Bir AN’da buluyorum kendimi. Bir AN’da görüyorum tarihi. AN yaşanır zaman olur diyorum içimden. AN, kendini zaman yapanları siler sonra. İçimde acıyor silinenler birden. Zamanın sildiği herkes içimde acıyor. Başkalarının acısı ne kolay sığıyor içime. … Zaman, diyorum kendime, siliyor herşeyi. Acıdan ve Aşktan başka herşeyi siliyor. …Acıları ve Aşkları da, diyor kendim.
Kendini kendine sığdıramazken insan, kendini zamana sığdıramazken bazen, zaman onu bir avuç toprağa sığdırıyor işte. … “Silineceğiz” diyorum bir anda. Bir AN’da silineceğiz.
İyiki kendi içime sığamıyorum diyorum sonra. Kendimi bulduğum herşeyde yaşayacağım çünkü. Bir küçücük dost sohbetinde belki, belki beni paylaşan bir dost yüreğinde devam edeceğim acı çekmeye. … Çıkıyorum sonra zaman tünelinden; biraz nane kokusunda, bir dadaş kahvesinde buluyorum kendimi. Kendimi bir dadaş kahvesinde buluyorum, bir dost sohbetinde kendimi bulurken.
Haziran 19, 2007, 11:12 am üzerinde |
Kahve gerçekten bahane değil mi? Kahvaltı da adı üstünde kahvenin bahanesi. Kendinle paylaşılan saatlerin de, başkasıyla paylaşılan saatlerin de bahanesi… Çay saati yanına mutlaka kek ister, börek ister. Ama kahve öyle mi? Kahve yalnızca bahane olacak konu ister.
Temmuz 3, 2007, 3:41 pm üzerinde |
Sevgili Fulya,
Yazdıklarının tümünü okudum yüreğine ve ellerine sağlık.Gönül titremelerini imbikten geçirip, sözcükler aracılığıyla bize ulaştırmışsın.Senin ve sebep olanların yüreğine sağlık.Görüşmek dileğiye,sevgiler.